top of page
Ara
  • Yazarın fotoğrafıBahar Önderol

Patronluk Paradigmasını Aşmak: Delegasyonun Gücü

Güncelleme tarihi: 23 Mar

Her büyük şirket, vizyon sahibi bir patronun cesur adımlarıyla başlar. Onlar, kendi bilgi, deneyim ve yeteneklerine dayanarak şirketlerini zirveye taşırlar. Ancak bazen, bu başarıları kendi yetenekleriyle sınırlarlar. Firmalarını kurumsallaştırarak, sürdürülebilir kılmak isteyen patronların önündeki en büyük engel nedir, dersiniz?

Patronlar, genellikle kendi yeteneklerine ve bilgi birikimlerine duydukları güvenden o kadar emindirler ki, başkalarına yetki devretmeyi zor bulurlar. İşlerini riske atmaktan ya da gücünü devretmekten ve kontrolu kaybetmekten endişe ederler. Şirket büyüdükçe her şeyle kendileri ilgilenmeye devam ettikleri için çok yoğundurlar, özel yaşamlarını ihmal edebilirler, her şeye yetişmeye çalışmaktan tükenmişliğe doğru adım adım ilerler.


Diğer yandan, çalışanlar patronun onayı olmadan neredeyse hiçbir adım atmazlar. Patronun aldığı her kararda işin içinde olmaları gerektiğine inanırlar. Sonuç olarak, iş kararları patron tarafından alındığında, tüm sorumluluk da patronun omuzlarına biner. Bu durum, çalışanların gelişimini engeller, özgüvenlerini ve motivasyonlarını düşürür, dolayısıyla iş performansları düşer. Patron da neden işler bensiz düzgün yürümüyor, neden çalışanlarım sorumluluk almıyor diye yakınıp, durur. Bu, içinden çıkılması zor bir kısır döngüdür.


Bu senaryo size tanıdık geliyor mu? Eğer öyleyse, bu durumu nasıl aşabileceğinizi düşünmenin zamanı geldi demektir.


Bu tanıdık senaryoyu aşmanın bir yolu var. Patron, şirket büyüdükçe bazı görevlerini profesyonel yöneticilere devretmelidir. Makul riskler alarak çalışanlara yetki vermelidir, yani delegasyon yapmalıdır. Çünkü yetki ve karar verme gücü vermeden, kimseyi bir işten sorumlu tutamazsınız ve aynı zamanda onların yeteneklerini geliştirmelerine fırsat vermezsiniz. Steve Jobs, "Delegasyon yalnızca işleri halletmekle ilgili değildir; bu aynı zamanda insanları geliştirmekle de ilgilidir." diyerek bu önemli noktayı vurgular. Çalışanlarına işleri delege eden patronlar, ekibinin yeteneklerini ve potansiyellerini en üst düzeye çıkarmalarına yardımcı olarak, firmaları için yapabilecekleri en iyi yatırımı yapmış olurlar. Bu, şirketlerini sürdürülebilir bir kurumsal yapıya dönüştürmelerine ve dahası daha büyük başarılara taşımalarına katkı sağlar. Başarı, kontrolü bırakmaktan değil, onu doğru insanlara aktarmaktan geçer.


Delegasyon konusunda çalıştığım patronlar, işlerini delege edip, şirketi büyütmek için daha fazla stratejik projelere, iş geliştirmeye ya da yeni girişimlere odaklanma fırsatı bulurken aynı zamanda kendilerine ve sevdiklerine de daha fazla zaman ayırabildiklerini gördüler. Artık çalışanlarının yetki verildiğinde, neleri başarabildiklerini görüp, onları hayranlıkla izliyorlar.


Comments


bottom of page