Toksik Yönetici Sorununu Çözmek İçin İK'nın Atabileceği 4 Adım
- Bahar Önderol
- 19 Nis 2024
- 2 dakikada okunur

Büyük liderlerin ekiplerine ilham verdiği bir sır değil. Peki ya gücünü yıkıcı bir şekilde kullanan yöneticiler? Gallup verilerine göre, bir ekibin bağlılığındaki değişimin %70'i doğrudan yöneticinin tutum ve davranışlarına bağlı. Çalışanların verilerine bakıldığında tablonun ciddiyeti daha da netleşiyor:
%65'i iş yeri stresinin ana kaynağı olarak yöneticilerini gösteriyor.
%75'i kuruma yabancılaşmanın kök nedeninin yöneticileri olduğuna inanıyor.
Araştırmalar, toksik bir yöneticiyle çalışmanın çalışanlar üzerinde "işsiz kalmaktan" daha fazla stres ve kaygı yarattığını ortaya koyuyor.
Toksik yönetici dediğimiz bu kişiler, ekiplerindeki en yetenekli isimlerin ya istifa etmesine neden oluyor ya da onları psikolojik olarak tüketerek "sessiz istifaya" (quiet quitting) sürüklüyor. Neredeyse herkesin kariyerinde yolu bir şekilde zarar verici davranışlar sergileyen bir yöneticiyle kesişmiştir. Eğer, böyle bir yöneticiyle çalışıyorsanız, François Lelord ve Christophe Andre'nin "Zor Kişiliklerle Yaşamak" adlı kitabını öneririm. Bu kitap, profesyonel yaşamda zorlayıcı bireylerin davranışlarını yönetme konusunda ufuk açıcı bir rehberlik sunar.
İşin en zorlu tarafı, bu toksik yöneticilerin organizasyon içinde yarattıkları tahribatın genellikle farkında olmamalarıdır. Farkında olanlar ise genellikle manipülatif davranışlarını "şirket hedeflerine ulaşmak" kisvesi altında haklı çıkarır ve yardım aramaktan kaçınırlar.
Toksik yönetici profili, kurumsal dünyada inkar edilemez olumsuz etkilerine rağmen varlığını sürdürmeye devam ediyor. Peki, yıkım getiren bu kişilerin organizasyonlarda güçlenmesine neden izin veriliyor? Kuruluşlar bu toksik davranışlara neden göz yumuyor? Bunun yanıtı, üst yönetimin durumu şeffaf bir şekilde görememesi (ya da görmeyi tercih etmemesi) ve bu toksik yöneticilerin agresif yöntemlerle getirdiği kısa vadeli iş sonuçlarına duyulan ihtiyacı bahane etmesidir.
Toksik yönetici sorunu, bir kuruluşun itibarını ve üretkenliğini içten içe kemiren yaygın bir krizdir. Daha sağlıklı ve üretken bir çalışma ortamı inşa etme sürecinde, en kilit dönüşüm gücü insan kaynakları (İK) profesyonellerinin elindedir. İşte, toksik yönetici sorununu çözmek için İK'nın atabileceği 4 adım:
1️⃣ Psikolojik Güvenlik Kültürünü İnşa Etmek: Çalışanların endişelerini rahatça dile getirebilecekleri, misilleme korkusu olmadan toksik davranışları bildirebilecekleri bir psikolojik güvenlik kültürü yaratın. İletişimi şeffaflaştıran anonim geri bildirim kanalları ve düzenli anketler (pulse surveys) ile çalışanların nabzını tutun.
2️⃣ Eğitim ve Koçluk Desteği Sağlamak: Toksik tutumlar sergileyen yöneticileri doğrudan gözden çıkarmadan önce, onlara kişisel gelişim fırsatları sunun. Yönetici koçluğu ve liderlik eğitimleri ile onların yıkıcı eğilimleriyle yüzleşmelerine, empati becerilerini geliştirmelerine ve gerçek birer lider olmalarına alan açın.
3️⃣ Yaptırımları Kararlılıkla Uygulamak: Tüm uyarılara rağmen yönetici toksik davranışlar göstermeye devam ediyorsa, yaptırımların devreye girmesi kritik önem taşır. Pozisyonu veya getirdiği ciro ne olursa olsun, hiç kimsenin kurum değerlerinden ve davranış kurallarından üstün olmadığı konusunda kararlılığınızı gösterin.
4️⃣ Etkilenen Çalışanlara Destek Sağlamak: Toksik bir yöneticinin yarattığı ortamdan zarar gören çalışanların psikolojik esenliğini tekrar sağlamak, İK'nın önceliklerinden biri olmalıdır. Terapi, mentorluk hizmetleri sağlayın veya açık iletişim seansları ile çalışanlarınızı dinleyin ve onlara yalnız olmadıklarını hissettirin.
Organizasyonları toksik etkilerden arındırıp potansiyellerini ortaya çıkaracak üretken alanlara dönüştürmenin yolu, İK’nın vizyoner öncülüğünden geçiyor. Bu stratejileri uygulayarak, organizasyonunuzda pozitif liderlik tarzlarını teşvik etme ve psikolojik güvenliği sağlama yönünde kalıcı bir değişim başlatabilirsiniz.

